ÜLKEMİZİN KAYNAKLARI
EKONOMİ: İnsanların hayatlarını sürdürmek ve geçimlerini sağlamak için ekonomik kaynakları işletmelerine, yani tarım, hayvancılık, madencilik, ormancılık, ticaret, sanayi, mal ve hizmetler gibi faaliyetlerine ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin tamamına denir.
EKONOMİK KAYNAK: İnsanların eseri olan ve doğal çevrelerinden elde edilen, işlendiğinde gelir getiren zenginlik kaynaklarına ise ekonomik kaynak denir.
NOT: Türkiye, sanayisi gelişmekte olan bir tarım ve hayvancılık ülkesidir.
Türkiye ekonomisini etkileyen bazı faktörler vardır. Bunlar:
1. Coğrafi Etmenler
2. Doğal Kaynaklar
3. Teknolojik Gelişmeler
4. İhtiyaç ve İstekler
5. Devletin Katkısı
KAYNAKLARIMIZ KAZANCA DÖNÜŞÜYOR:
TÜRKİYEDE TARIM: İnsanların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla toprağı işleyerek ürün elde etmesine denir.
Türkiye ekonomisinde tarım ilk sırada gelmektedir. Ülke nüfusumuzun yaklaşık olarak yarıya yakın tarım sektöründe çalışmaktadır.
CUMHURİYET DÖNEMİNDE ÜLKEMİZDE TARIM OLANAKLARINI ARTIRMAK İÇİN:
* Sulama, gübreleme, tohum ıslahına önem verildi.
* Tarımda makineleşme ile birlikte modern tarım yöntemleri uygulanmaya başlandı
* Ziraat bankası, toprak mahsulleri ofisi ve tarım kredi kooperatifleri kuruldu
* GAP Projesi ile hidroelektrik santralleri ve sulama tesisleri yapıldı
NOT: Türkiye’de ekili ve dikili alanlar topraklarımızın 1/3 oluşturmaktadır. Ekili dikili alanlar bakımından en fazla Marmara en az doğu Anadolu bölgesi gelmektedir.
TÜRKİYEDE TARIMI ETKİLEYEN FAKTÖRLER:
* İklim: ülkemizde her bölgede sıcaklık ortalamaları farklı olduğundan ürünlerin olgunlaşma ve hasat dönemi birbirinden farklıdır.
* Yeryüzü şekilleri: ülkemizde ortalama yükseltinin ve engebenin fazla olması tarım alanlarının sınırlı olmasına neden olur.
* Deniz etkisi: Türkiye’nin kıyı kesimlerinde deniz etkisinden dolayı iklim ılımandır. Bu nedenle ürünlerin olgunlaşma süresi daha kısadır.
* Toprağın cinsi: bir tarım ürününün her toprakta yetişmesi beklenemez bazı ürünler kumlu bazıları yıkanmış sever
TOPRAKTA VERİMİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER:
1. Toprak ve Bakımı: Toprağın sürülmesi, çaplaması, yabancı otlardan ayıklanması erozyonla mücadele ile sağlanır.
2. Sulama: Su bitkiler için en önemli besin kaynağıdır.
NADAS YÖNTEMİ: Yarı kurak bölgelerde tarlanın sürülerek suyunu birikmesi için bir yıl boş bırakılmasıdır.
ÜLKEMİZDE TARIM ALANLARINDA SULAMA YAYGINLAŞIRSA:
* İklim koşullarına bağımlık azalır
* üretimde süreklilik ve artış sağlanır.
* nadas yöntemi bırakılarak her yıl toprak kullanılabilir.
* aynı araziden yılda birden fazla tarım ürünü alınabilir.
* Çiftçinin üretim geliri artar
* sebze yetiştirilen alanlar genişler
* sanayi bitkinin ekim alanları genişler
3. gübreleme: toprağın besin ve mineral bakımından zenginleştirilmesidir.
4. tohum ıslahı: ülke şartlarına en uygun tohumu üretmek için yapılan çalışmalara denir.
5. makineleşme: üretim işlerinin gelişmiş araçlarla yapılmasıdır.
NOT: Engebenin fazla olduğu Karadeniz ve doğu Anadolu bölgesinde tarımda makineleşme kullanımı oldukça sınırlıdır.
6. ilaçlama: tarımda verimi ve kaliteyi artırmak için çeşitli hastalık ve böceklere karşı ilaçlama yapılmasıdır.
7. toprak analizi: yapılan toprak analizi ile toprağın hangi tür bitkilerin yetiştirilmesine elverişli olduğu belirlenir.
8. çiftçinin eğitimi: verimin artırılması için çiftçilerin eğitim düzeyinin yükseltilmesi gerekir.
9. pazarlama: ürünün bozulmadan tüketim yâda işleme merkezlerine ulaştırılıp satılmasına denir.
TÜRKİYEDE TARIMI DESTEKLEYEN KURULUŞLAR:
* Tarım işletmeleri genel müdürlüğü
* tarım kredi kooperatifleri
* devlet su işleri
* toprak mahsulleri ofisi
* ziraat bankası
BAŞLICA TARIM ÜRÜNLERİMİZ EKİM ALANLARI VE COĞRAFİ DAĞILIŞI
TAHILLAR
BUĞDAY: Yazı yağışlı Karadeniz kıyıları dışında ülkemizin her yerinde üretilir. En çok üretildiği böl¬ge iç Anadolu’dur.
ARPA: Soğuğa dayanıklı olduğundan daha çok iç Anadolu ve Doğu Anadolu’da üretilir.
ÇAVDAR: Soğuğa en dayanıklı tahıldır. Doğu Ana¬dolu ve iç Anadolu’da üretilir.
ÇELTİK (PİRİNÇ) : Bol su istediğinden akarsu vadi¬lerinde (Amik ovası, Meriç Havzası, Tosya, Boya¬bat çevresi) yetiştirilir.
MISIR: Bol yağış ister, sulama ile de yetiştirilir. Ka¬radeniz kıyılarında buğdayın yerini almıştır. Ancak bölgede tüketildiğinden ticari değeri yoktur. Ayrıca Akdeniz ve Marmara’da da üretilir.
SOYA FASULYESİ: Akdeniz ve Karadeniz bölgele¬rinde üretilir.
SANAYİ ( ENDÜSTRİ ) BİTKİLERİ
Tütün: iç ve Doğu Anadolu’nun çok sert iklime sahip yöreleri dışında Türkiye’nin her yerinde ye¬tiştirilir. Kalitesinin bozulmaması için üretim alan¬ları devlet denetimindedir. Üretimde Ege, Güney¬doğu Anadolu ve Karadeniz Bölgeleri ilk sıraları alır.
PAMUK: Alüvyal toprak ekim döneminde sulama, olgunlaşma döneminde kuraklık ve uzun bir yetiş¬me devresi ister. Ege, Akdeniz ve Güneydoğu en çok üretildiği bölgelerdir.
ŞEKERPANCARI: Güneydoğu Anadolu dışındaki tüm bölgelerde üretilir. iç Anadolu, Karadeniz, Marma¬ra ve Doğu Anadolu Bölgeleri üretimde ilk sıraları alır.
ÇAY: Yetişme alanı en dar endüstri bitkisi olan çayın üretim alanı Rize ve Trabzon çevresi ile sı¬nırlıdır.
HAŞHAŞ: Afyon, Burdur, Isparta, Uşak Keten-Kenevir: Kastamonu çevresi Susam: Ege, Akdeniz Bölgeleri Yerfıstığı: Akdeniz Gül ve Anason: Göller Yöresi
AYÇİÇEĞİ: Trakya başta olmak üzere, Güney Marmara, Orta Karadeniz ve Eskişehir çevresi ile iç Batı Anadolu’da üretilir.
ZEYTİN: Don olaylarından zarar gördüğünden kı¬yılarda yetiştirilir. Ege, Marmara ve Akdeniz üre¬timde ilk üç sırayı alır.
BAKLAGİLLER
Baklagiller sıcak ve kurak bir yaz, belirli dönemler¬de ise sulama ister. Nohut, mercimek, bezelye, fa¬sulye ve bakla başlıca türlerdir.
MEYVE VE SEBZELER
FINDIK : %80’i Karadeniz (Giresun, Ordu, Trab¬zon, Bolu, Kastamonu) %20’si Marmara’da (Ada¬pazarı, Kocaeli, Yalova) üretilir. Üretimde Dünya birincisiyiz.
TURUNÇGİLLER (NARENCİYE)
Üretimin %85’ini Akde¬niz, %13’ünü Ege, %2’sini ise Karadeniz karşılar.
ÜZÜM: Elma’dan sonra soğuğa en dayanıklı mey¬vedir. Ege başta olmak üzere Güneydoğu Anado¬lu, Marmara ve iç Anadolu en çok üretildiği bölge¬lerdir.
İNCİR: Don olaylarından etkilendiğinden iç kesim¬lere sokulamaz. Üretiminin %85’ini Ege Bölgesi verir. Akdeniz ve Güneydoğu üretildiği diğer böl¬gelerdir. Üretimde Dünya birincisiyiz
DİĞER MEYVELER: Muz; yetişme alanı en dar olan tarım ürünüdür. Anamur, Alanya arasında, kayısı Malatya’da, şeftali Bursa’da, elma iç Anadolu’da (Niğde, Aksaray) yaygın olarak yetiştirilir. Elma soğuğa en dayanıklı meyvedir.
HAYVANCILIK
ÜLKEMİZDE HAYVANCILIĞIN GELİŞMESİ İÇİN;
• Hayvan soyları ıslah edilmeli
• Meralar ıslah edilmeli ve yem üretimi artırılma¬lı
• Mera hayvancılığı yerine ahır ve besi hayvan¬cılığına geçilmeli
• Erken kesim önlenerek, hayvan hastalıkları ile mücadele edilmelidir.
HAYVANLARIN COĞRAFİ DAĞILIŞI
Ülkemizde hayvanların coğrafi dağılışında iklim, bitki örtüsü ve yer şekilleri etkili olmuştur. En çok beslenen tür koyundur.
KOYUN: Bozkırların yaygın olduğu iç Anadolu, iç Batı Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Marmara ve Doğu Anadolu’nun alçak yörelerinde yaygındır. Kıl Keçisi: Akdeniz ve Doğu Anadolu’nun dağlık yörelerinde (Fundalık) beslenir.
Tiftik Keçisi: Ankara, Eskişehir ve Çankırı çevre¬sinde yaygındır.
BÜYÜKBAŞ HAYVANCILIK;Erzurum-Kars çevresi, Do¬ğu ve Batı Karadeniz kıyılarında yaygındır.
(ÇAYIR) KÜMES HAYVANCILIĞI: Marmara ve Ege Bölgeleri ile büyük şehirler çevresinde yaygındır. Ahır ve Besi Hayvancılığı: Şeker fabrikaları ile büyük şehirler çevresinde yaygındır.
İPEK BÖCEKÇİLİĞİ: Bursa, Balıkesir ve Bilecik çev¬resinde (Dut ağacı) yaygındır. Arıcılık: Muğla, Antalya, Hakkâri, Erzurum, Kars, Rize, Bitlis ve Erzincan çevresinde yaygındır. (Çi¬çekli bitkiler, meyve ağaçları, çam ormanları)
SU ÜRÜNLERİ VE BALIKÇILIK
Ülkemizde su ürünleri avcılığının gelişememe-sinde;
• Açık deniz balıkçılığının yapılmayışı,
• Deniz, göl ve akarsularımızın hızla kirletilmesi,
• Yanlış ve zararlı avlanma yöntemlerinin kulla¬nılması,
• Balıkçıların araç-gereç ve donanım yönünden yetersiz olması
• Depolama ve soğuk hava donanımı imkânları¬nın yetersizliği,
• Su ürünleri üreticilerinin örgütsüz olması etkili olmuştur.
Su ürünleri üretiminin %82’sini Karadeniz, %11’ini Marmara, geriye kalanını ise diğer bölgeler karşı¬lar. Menteşe yöresinde sünger avcılığı, Göller yö¬resinde ise tatlı su balıkçılığı yapılır. Ege ve Akde¬niz kıyılarında tarım ve turizmin daha fazla gelir getirmesi nedeniyle balıkçılık fazla gelişmemiştir. Japonya, ABD, Norveç, Danimarka, izlanda, ingil¬tere, Almanya, Kanada ve Peru dünyada balıkçılı¬ğın geliştiği ülkelerdir.
YERALTINDAN YERYÜZÜ ZENGİNLİĞİNE:
TÜRKİYEDE MADENCİLİK: Yeraltından çıkartılan ve ekonomik değeri olan zenginlik kaynaklarına maden denir. Bir madenin yeraltında bulunan ve henüz çıkarılmamış toplam miktarına da maden rezervi denir.
* Türkiye maden rezervi ve çeşitliliği bakımından zengindir.
* Türkiye de 1935 yılında madenleri arayıp bulmak ve çıkarmak için MTA ( Maden Teknik ve Arama Enstitüsü ) kurulmuştur.
MADEN YATAKLARININ EKONOMİK OLARAK İŞLETİLEBİLMESİ İÇİN
* Cevherdeki maden oranının yüksek, zengin ve uzun süreli işletmeye elverişli olması
* Sanayi tesisleri ve diğer kullanım alanları gibi pazarlama yerlerine yakın olması
* Yerli sermaye ve teknik olanaklara sahip olunması gerekir.
BAŞLICA MADENLERİMİZ
DEMİR:
* Demir çelik sanayisinin hammaddesidir.
* Türkiye’nin birçok yerinde çıkarılmaktadır.
* Türkiye demir üretiminde dünyada sekizinci sıradadır.
* Türkiye de çıkarılan demir madenleri İskenderun, Karabük ve Ereğli fabrikalarında işletilmektedir.
DEMİRİN ÇIKARILDIĞI YERLER: Sivas ( Divriği),Malatya ( Hekimhan),Kütahya
( Simav), Balıkesir ( Eymir- Ayazman), Rize ( Fundacık )
BAKIR:
* Elektrik elektronik sanayisinin hammaddesidir.
* Türkiye bakır rezervi bakımından zengindir. Bakır üretiminde dünyada yedinci sıradadır.
* Ülkemizde çıkartılan bakır madeni: Samsun, Artvin (Murgul ), Elazığ( Maden) bakır işletmelerinde işlenir.
ÇIKARILDIĞI YERLER: Artvin ( Murgul ), Kastamonu ( Küre), Elazığ ( Maden), Rize ( Çayeli )
KROM:
* Demir çelik sanayisinin önemli hammaddesidir.
* Çeliğin sertleşmesinde ve paslanmaz çelik üretiminde kullanılır.
* Demir çelik sanayisinden, tekstil, porselen ve cam sanayisine kadar pek çok alanda kromdan yararlanılır.
* Türkiye’nin en önemli ihraç madenlerindendir.
* Antalya ve Elazığ da işletilmektedir.
* ÇIKARILDIĞI YERLER: Elazığ ( Guleman), Erzincan(Kop dağı), Muğla
( Köyceğiz, Fethiye),Bursa ( Harmancık, Orhaneli), Kayseri( Pınarbaşı)
BOKSİT ( ALÜMİNYUM ):
* Alüminyumun hammaddesidir.
* ev aletleri yapımından; gemi,uçak,makin,uzay,,otomotiv,sanayisine kadar çok geniş bir alanda kullanılır.
* ülkemizde boksit Seydişehir deki alüminyum tesirlerinde işlenir.
ÇIKARILDIĞI YERLER: Antalya ( Akseki), Konya (Seydişehir ), Muğla (Milas),adana( Saimbeyli)
BOR MİNERALLERİ:
* Porselen ve cam üretiminde, sabun, deterjan yapımı ve fotoğrafçılıkta kullanılır. Ayrıca nükleer alanda, jet ve roket elde etmek için yaralanılmaktadır.
* Dünyada bor minerallerinin % 63 Türkiye de bulunur.
* Bor mineralleri bandırma ve Seyitgazi deki fabrikalarda işlenir.
ÇIKARILDIĞI YERLER: Eskişehir ( Seyitgazi), Kütahya ( Emet), Balıkesir ( Bigadiç, Susurluk)
KÜKÜRT: Bağ ve bahçelerdeki haşerelere karşı kullanılır.
ÇIKARILDIĞI YERLER:
* isparta (Keçiborlu), denizli ( Sarayköy ), Mardin (Mazıdağı)
ZIMPARA TAŞI:
* Mobilyacılık ile taşların, madenlerin, optik araçların parlatılması ve cilalanmasında kullanılır.
ÇIKARILDIĞI YERLER: Muğla, Aydın ve Denizlidir.
TUZ:
* Denizlerden, göllerden ve kaya yataklarından elde edilir.
* Tuz üretiminin yarısı göllerden sağlanır.
ÇIKARILDIĞI YERLER: Tuz gölü, Çankırı, Erzurum, Nevşehir, Yozgat ve Kars
MERMER: Dünyanın önemli mermer üreticilerinden olan ülkemizde çıkarılan mermer Afyon, bandırma ve İstanbul da işlenir.
ÇIKARILDIĞI YERLER: Marmara Adası( Balıkesir), Bursa, Bilecik, Muğla, Afyon Denizli
ALTIN: Değerli bir madendir. Genellikle kuyumculuk sektöründe takı ve süs eşyası yapımında kullanılır.
ÇIKARILDIĞI YERLER: Manisa, Aydın, Çanakkale(Kartaldağı), İzmir (Alpdağı), Bergama, Niğde(Bolkardağ), Balıkesir (Altınok), Elazığ
ENERJİ KAYNAKLARIMIZ BİZE EMANET:
* Ülkemizde, nüfusun kentleşme ve sanayi faaliyetlerinin hızla artması enerji kaynaklarına duyulan ihtiyacı da artırmaktadır.
TÜKENİLEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI:
* Bu enerji kaynaklarımızın rezervleri sınırlı olduğu için tükenme ihtimalide yüksektir.
TAŞ KÖMÜRÜ( MADEN KÖMÜRÜ):
* Demir çelik sanayisinde ve evlerde yakıt olarak kullanılır.
* Taş kömürü yatakları; Zonguldak ve çevresinde (Ereğli-Zonguldak-Amasra arası) bulunur. İhtiyacı karşılamadığı için ithal edilir.
LİNYİT:
* Sanayide, ısınmada ve elektrik enerjisinde kullanılır. Ülkemizin her yöresinde linyit yataklarına rastlanır.
BAŞLICA LİNYİT YATAKLARIMIZ: Kütahya( Tunçbilek, Değirmisaz, Tavşanlı, Seyitömer), Manisa (Soma), Amasya (Çeltek), Kahramanmaraş (Elbistan), Ankara(Beypazarı) dır.
PETROL:
* Günümüzde önemli bir enerji kaynağı olan petrol aynı zamanda kimya sanayisinin de hammaddesidir.
PETROL YATAKLARIMIZ:
* Batman, Siirt Diyarbakır da bulunmaktadır.
* Petrol, batman (Batman), İzmir(Aliağa),İzmit(İpraş), Mersin(Ataş), Kırıkkale(Orta Anadolu),deki rafinerilerde işlenmektedir.
DOĞALGAZ:
* Doğalgaz temiz bir yakıt olması nedeniyle son yıllarda bütün dünyada tercih edilen bir enerji kaynağı haline gelmiştir.
* ülkemizde doğalgaz yataklarının bulunduğu yerler hamitabat (Kırklareli), Hayrabolu (Tekirdağ ) Mardin ve Siirt tir.
TORYUM – URANYUM:
* Nükleer enerji kaynağıdır.
* Nükleer santrallerin çalıştırılmasında kullanılır.
* Ülkemizde uranyum; Gördes( Manisa), Ayvacık (Çanakkale) Koçarlı (Aydın) Giresun, Rize ve Yozgat ta çıkarılır. Toryum Eskişehir de çıkarılır.
* Ülkemizde henüz nükleer santral yoktur.
TÜKENMEYEN ENERJİ KAYNAKLARIMIZ:
* Tükenebilen enerji kaynaklarının aksine su gücü, güneş enerjisi, jeotermal enerji, rüzgâr enerjisi tükenmeyen kaynaklarımızdır.
HİDROELEKTRİK:
* Akarsularımızdaki potansiyel su gücünü kullanarak elektrik enerjisi elde etmektir.
TÜRKİYE’DE BAŞLICA HİDROELEKTRİK SANTRALLERİ: Keban barajı, Atatürk barajı, hirfanlı barajı, hasan uğurlu barajı dır.
GÜNEŞ ENERJİSİ:
* Güneş enerjisinden yararlanarak güneşi görme süresine ve ısısına bağlıdır.
* Güneş enerjisi su ısıtmada ve bazı elektronik aletlerde kullanılır.
RÜZGÂR GÜCÜ:
* Rüzgârın hareket gücünden yararlanılarak enerji elde etme yöntemidir.
* Rüzgâr gücünden yel değirmeni faydalanmaktadır.
JEOTERMAL ENERJİ:
* Mağma yakın suların ısınarak yüzeye çıkması sonucu oluşur.
* Daha çok genç volkanik alanlar ve fay hatlarından görülür.
* Denizli Sarayköy de jeotermal santral vardır. Denizli- Sarayköy, İzmir-Balçova, Aydın, Afyon –Göcek, Ankara –Kızılcahamam
TÜRKİYEDE TURİZİM:
TURİZM: insanların yaşadıkları yerlerden başka yaptıkları kısa süreli gezi faaliyetlerine turizm denir.
* Bu geziler gezip görmek, dinlenmek, eğlenmek, spor yapmak, tedavi olmak, kutsal yerleri ziyaret etmek gibi amaçlarla yapılır.
* Türkiye doğal güzellikleri ve tarihi zenginlikleri ile iç ve dış turizmin gelişmesine bir ülkedir.
TURİSTİK DEĞERLERİMİZ
DOĞAL GÜZELLİKLER:
* Deniz turizmi: Antalya, bodrum
* akarsularımız: Fırat Dicle
* göller ve sulak alanlar: Manyas
* termal kaynaklar: ılıca ve kaplıcalar
* karstik şekiller: Pamukkale travertenleri
* volkanik arazilerde oluşmuş Ürgüp göreme
* dağ turizmi: Uludağ
ORMANLARIMIZ:
Orman ağaçlarla birlikte diğer bitkiler, hayvanlar, toprak, su, iklim canlı ve cansız tabiat faktörlerinin birlikte oluşturduğu doğal bir bütünü ifade eder. Ülkemizin topraklarının % 26’sı ormanlarla kaplıdır. Karadeniz, Marmara, Akdeniz, Ege de yoğunlaşmıştır.
ORMANLARIN FAYDALARI:
* Yerleşim alanlarının çevresindeki havayı temizler.
* Su akışını düzenler, sel ve taşkınları önler.
* Ortam sıcaklığını ılımanlaştırarak yağışların oluşmasını sağlar.
* İçerisinde yer alan bitki ve hayvanları korur.
* Çevreyi süsler, ülkeye doğal güzellik sağlar.
* Gizleme görevi yaparak askeri güç ve tesisleri gizler.
ORMAN ÜRÜNLERİ
Ormanlarımızın dağılışı düzensizdir. Dağılışta te¬mel etken yağış (nemlilik)’tır. Ormanların dağılışı:
Karadeniz %27
Akdeniz %22
Ege %18
Marmara %16
Doğu Anadolu %9
iç Anadolu %7
G.Doğu Anadolu %1
Ülkemizin sadece %26’sı ormanlarla kaplıdır. Bunun nedeni ormanların zaman içinde çeşitli şekillerde tahrip edilmesidir. Ormanlarımızın korunması için;
• Gözetleme kuleleri yapılmalı,
• Yangına havadan müdahale ekipleri kurulmalı,
• Orman içi yol ağı geliştirilmeli,
• Yangının sıçramasını önleyecek boşluklar bı¬rakılmalı,
• Karma ağaçlardan oluşan ormanlar geliştirilmeli,
• Orman tahribi (tarla açma, yangın, otlatma) önlenmelidir.
SULARIMIZ:
* Türkiye akarsu bakımından oldukça zengindir. En önemli akarsularımız Yeşilırmak, Kızılırmak, Sakarya,, Fırat, Dicle, Gediz, Büyük Menderes, Küçük Menderes, Ceyhan ve Seyhan’dır.
* Karalar üzerindeki çukurlarda oluşan doğal su birikintilerine Göl, yapay su birikintilerine de Baraj Gölü denir. Türkiye de göller belli bir yerde toplanmıştır. Bunlar; Göller Yöresi, Tuz Gölü çevresi, Güney Marmara ve Van Gölü çevresidir.
GÖLLERİN FAYDALARI:
* Ulaşım faaliyetlerinden faydalanılır.
* Bazılarından tuz elde edilir.
* Su ürünlerinden faydalanılır.
* Sahip oldukları doğal güzellik sayesinde insanların dinlenme ve eğlenme yeridir.
SANAYI VE TİCARET: Ülkemizde birçok sanayi alanları bulunmaktadır. Tekstil, makine, kimya, otomotiv, çimento, maden, orman ürünleri bu alanda en önemlileridir. Ülkemizde ve tüm dünyada sanayi faaliyetleri bazı koşullara bağlıdır.
BU KOŞULLARDAN BAZILARI ŞUNLARDIR:
* Sermaye
* Enerji
* İş gücü
* Ulaşım
* İşletme
* Teknoloji
* Pazarlama
EKONOMİYE YÖN VERENLER:
Bazı kurum ve kuruluşlar ülke ekonomisinin gelişmesi için bir araya gelmiştir.
SANAYİ ODALARININ SORUMLULUKLARI:
* Sanayinin gelişmesine hizmet etmek
* Sanayi ile ilgili araştırma ve inceleme yapmak
* Başlıca sanayi hammadde ürünlerinin fiyatlarını yayınlamak
* Organize sanayi siteleri kurulmasını ve idaresini sağlamaktır.
TİCARET ODALARININ SORUMLULUKLARI:
* Mesleki ahlak ve dayanışmayı korumak
* Ticaret ve sanayi ile ilgili incelemeler yapmak
* Bulunduğu yerin ticari örf, adet ve kurallarını tespit etmek
* Mesleki konularda bakanlıklara, illere ve belediyelere teklif ve isteklerde bulunmaktır.
ÖNEMLİ TİCARET VE SANAYİ ODALARINDAN BAZILARI:
İSTANNBUL TİCARET ODASI (İTO) :Sanayi ve ticaretin birbirini destekleyerek hızla gelişmeye başlamasıyla kurulmuştur. 1952 yılında İstanbul ticaret odası kurulmuştur.
TÜRK SANAYİCİLERİ VE İŞ ADAMLARI DERNEĞİ(TÜSİAD):Derneğin merkezi İstanbul dur ve Türkiye de başka şubesi yoktur.
VERGİM BANA GERİ DÖNÜYOR:
VERGİ: Vatandaşların, herhangi bir karşılık beklemeden kazançlarının bir bölümünü devlete vermelerine denir.
VERGİ KAÇIRMA: Kurum ve kişilerin kazançlarının devlete vermeleri gereken bölümünü ödemedikleri olayına denir.
VERGİ LEVHASI: Bir kurumun herhangi bir vergi dairesine vergi verdiğini gösteren ve işyeri duvarına asılı olan belgeye denir.
GELİR VERGİSİ: Vatandaşların bir yıl içinde elde ettikleri gelirin belli bir oranda vergilendirilmesidir.
KURUMLAR VERGİSİ: Şirketler, Kooperatifler, İş ortakları kurumlardan da alınır. Buna Kurumlar Vergisi denir.
EMLAK VERGİSİ: Ev gibi gayrimenkul sahiplerin vergiye de Emlak Vergisi denir.
VERGİ BEYANAMESİ: Vergi mükelleflerinin bir vergi döneminde sağladığı kazancı bildiren belgeye denir.
VERGİ DAİRESİ: Vergi mükelleflerini tespit eden vergiyi denetleyen ve toplayan resmi daireye denir.
VERGİ İADESİ: Memurların ve işçilerin belirli süreler sonunda kurumlarına verdikleri fiş ve makbuz üzerinden kendilerine verilen paraya vergi iadesi adı verilir.
DOĞAL KAYNAKLARIMIZ BİZE EMANET:
İnsanın hayatının devam ettiği dış ortama Doğal Çevre denir.
EROZYON: Toprakların üst kısmının akarsular, sel suları ve rüzgâr gibi dış kuvvetlerin etkisiyle aşındırılarak taşınmasına denir. Erozyon bitki örtüsünün sık olduğu yerlerde az görülür. Bitki örtüsünün az olduğu yerlerde ise çok görülür. Örneğin; Karadeniz de az İç Anadolu da çok görülür.
NİTELİKLİ İNSAN GÜCÜ: İnsan her mesleğin hizmetinden yararlanmaya ihtiyaç duyar. İnsanlar yaşamlarını devam ettirmek ve geçimlerini sağlamak amacıyla çeşitli işlerde çalışırlar.
NİTELİKSİZ ELEMAN: Fiziksel güce dayalı işlerde çalışan kişilere denir.
NİTELİKLİ ELEMAN: İyi eğitim almış ve zihin gücüne dayalı işlerde çalışan kişilere denir.
NİTELİKLİ İNSAN:
* İşini iyi bir şekilde yapar
* Daha üretkendir.
* Yenilik ve gelişmelere açıktır.
* Ülke ekonomisinin gelişmesine katkıda bulunur.
* Tasarrufludur.
|